Ekonomi

Piyasada 3 farklı para biriminden sonra 3 farklı makas oluştu

Birol BOZKURT

Bankaların döviz alım satım kotasyonları ortasında aradaki fark 1 lirayı geçti. Banka kaynakları gelişmeyi, bankaların piyasadan döviz alımlarını saat 13:00’e kadar sonlandırmaları tavsiyesi üzerine dayandırırken, alım yapmak isteyen vatandaşlar için hem farklı döviz kurları hem de alış ve satış kotasyonları arasında önemli bir fark oluşmaya başladı. yabancı para birimi.

Bankacılara göre, Merkez Bankası’nın bankalar aracılığıyla döviz talebini azaltmak amacıyla piyasadan döviz alımına saat 13.00’e kadar son verilmesi talimatının ardından döviz alım satımının yaygınlaşması da açıklandı. Merkez bankalarında döviz daha çok yükseldi.

Serbest piyasada satış fiyatı 19,40 dolar/TL iken, aynı zamanda kamu bankalarında 20 TL, bazı özel bankalarda 20,44 dolardır. Bankalardaki marjların artmasının ardından daha fazla şirket ve bireysel yatırımcı Kapalıçarşı’daki döviz bürolarına yöneldi.

Kapalıçarşı’da dolar/TL’nin 20.07 seviyesinden alıcı bulduğu görülüyor. Kapalıçarşı’daki fiyatlar hakkında konuştuğumuz ekonomistler, döviz kurunda 3 farklı fiyat oluşumunun 30 yıl önce gerçekleştiğini ve bu ayrışmanın vatandaşın döviz talebi bitene kadar devam edeceğini belirtti.

30 yıl önceki senaryo yaşanıyor

Tacirler Yatırım Yönetim Kurulu Danışmanı Mehmet Aşçıoğlu, Türkiye’nin ciddi cari açık verdiğini ve bunun döviz talebini de artırdığını söyledi.

Kapalıçarşı ve bankalar ortasında farklı fiyatlardan döviz satışını da değerlendiren Aşçıoğlu, “30 yıl önce gördüğümüzü görüyoruz. 1994’te de benzer şeyler yaşadık. Seçimler yaklaştıkça döviz talebinde bir artış görüyoruz. Döviz talebi bitene kadar bu durumun biteceğini düşünmüyorum” dedi.

Aşçıoğlu, Türkiye’nin döviz ihtiyacının rahatlıkla karşılandığı bir ülke olduğuna işaret ederek, “Türkiye’de başka hiçbir ülkede olmayan kolaylıklar sağlanıyor. Türk halkının TL’nin değer kaybetme endişesi nedeniyle döviz talebi devam ediyor. Türkiye yılın ilk 3 ayında ciddi cari açık verdi. Bu da döviz ihtiyacını doğuruyor” dedi.

EYT’liler döviz talebini artırıyor

Kurayla ilgili varsayımda bulunmanın sorun olduğunu ifade eden Aşçıoğlu, “Döviz TL karşısında hemen her gün değer kazanıyor. İhracatçı daha hızlı artsın istiyor ama biz bu takas şeklinde bile değerli bir ülkeyiz. Dolardaki olası sert yükseliş yeni bir enflasyon sarmalına yol açabilir. Piyango varsayımı yapılamadığından enflasyon için herhangi bir talepte bulunulamaz.

Önümüzdeki dönemde de doların yükselişinin devam etmesini bekliyorum. Çok uzun bir süredir negatif bir reel faiz oranı durumundayız, bu da tasarruf sahiplerini maliyetli kayıplar yaşamamaya itiyor. KKM’ye olan ilginin nedeni ise tasarrufların korunmasına yönelik bir talep olması.”

Borsacılar halka arza EYT üyelerinin ilgisine dikkat çekerken, Aşçıoğlu dolardaki hareketlenmede yine EYT üyeleri olduğunu söyledi. Aşçıoğlu, “Tazminatını ve maaşını alan yeni emeklilerin, paralarının değerini koruma telaşı içinde seçim öncesi dolar alımlarına hız verdiklerini düşünüyorum.”

Döviz talebine karşı mevduat faizleri teşvik ediliyor

Merkez Bankası faiz oranı %8,5’te sabit kalmasına rağmen, yüksek mevduat faiz oranları son altı ayda iki katına çıkarak %30’un üzerine, KKM faiz oranları tekrar iki katına çıkarak %20’nin üzerine ve 2012’den sonra kullanımı sınırlandırılan ihtiyaç kredisi faizi bazı bölgelerde yüzde 5’e çıktı. 50’ye yakın seviyelere ulaştı. Kredi karşılığı tahvil tutma zorunluluğu ile milyarlarca TL’lik zorunlu talebe rağmen Hazine bonosu faizleri bile bu artıştan nasibini aldı.

2 yıllık gösterge tahvilin getirisi ay başından bu yana 500 puan artarken, 10 yıllık gösterge tahvilin getirisi 200 puan arttı. Son dönemde artan döviz talebinin ardından bankacılar, hükümetin mevduat faizlerindeki artışa “izin vermek zorunda kaldığını” söylediler. Özel şubeden üst düzey bir bankacı, “Son dönemde artan döviz talebini sınırlamak için mevduat faizlerinin önemli ölçüde arttığını görüyoruz.

Mevduattaki üst faiz kısıtlamalarının kaldırılması yöntemiyle serbestleşme gerçekleşmektedir. Ancak tahvil piyasasında sınırlamalar ve yeni alımları getirecek adımlar olsa da yükseliş trendi var. Bu yükselişi, seçim sonrası faiz oranlarıyla yüzde 25 ile yüzde 40 arasında olmasını beklediğimiz normalleşmenin ilk yansıması olarak görüyoruz” dedi.

haber-emirdag.xyz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu